Teknik Beyinlerin Forumu

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Kategori kuluçka merkezi / Ynt: Çizim Tableti
« Son İleti Gönderen: mygokhan 16 Eylül 2020, 10:01:44 »
çok ama çok geç kullanmaya başladığım hede.

grafik, çizim, tasarım içeren iş yapanların yıllardır kullandığı dijital kalem-kağıt.

xp-pen Deco 03 digital art tablet sini bir haftadır kullandığım şimdilik amatör olan çizimlerim için mükemmel bir alettir. sadece grafik zerzevatlarımda değil, autocad projelerimde bile bana pek bi kolaylık sağlayan alet..

gün boyu fare ittirirken ve tıklarken mola vermezsem eğer elim ağrıyordu, akşam evde pc başına geçmeye derman kalmıyordu.

2
İnşaat Mühendisliği / Kalıp işlerinde kullanılan malzemeler
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 11 Ağustos 2020, 11:16:34 »
Kereste: İnşaatlarda genellikle kalıp işlerinde kullanılan bu malzemenin çok çeşidi olmasına rağmen genellikle çam ve kavaktan yapılan keresteler kullanılır. Şantiyede ona on ve beşe on olarak adlandırılan iki tip kesim kereste kullanıldı.
a) Ona on: 10 cm kalınlıkta ve 10 cm genişliğinde ve istediğimiz boyutlarda üretilebilen bu tip kesim keresteler şantiyede “ona on” olarak adlandırıyordu. Genellikle taşıyıcı eleman olarak kullanılan bu malzemeyi biz perdede plywoodları bir arada tutmak için, üstüne plywoodların konulabileceği düz bir zemin elde etmek için ve ayrıca plywoodlardan gelen yükü bir ölçüde taşımak ve demir direklere aktarmak amacıyla kullandık.
b) Beşe on: 5 cm kalınlıkta ve 10 cm genişliğinde ve istediğimiz boyutlarda üretilebilen bu tip kesim keresteler şantiyede “beşe on” olarak adlandırıyordu. Kalıptaki ona onları bir arada tutmak, kolon ve perdelerin geleceği yerleri belirtmek, kiriş ve merdivenlerde yan kalıplar için bir dayanak olarak kullandık.

Kalıp Yağı: Üzerine beton dökülecek döşeme ve kolon plywoodlarının yüzeylerini korumaya ve betondan daha rahat ayrılması işine yarar. Beton ve kalıp arasında ince bir şerit oluşturarak betonun kalıba yapışmasını engeller. Ayrıca kalıbın betonun suyunu emmesini engelleyerek betonun özelliğinin korunmasını da sağlar.

Şakul: Düşeyde kolon ve perde kalıplarının dik olup olmadığının tespitinde kullanılır.

Su terazisi: Şakülün alınamayacağı rüzgârlı havalarda ve kalıp yapımı sırasında ön şakul alımında kolon ve perdelerin dikliğini sağlamak ve tabliyelerde kalıbın düzlüğünü kontrol etmede kullanılır.

Tij Demiri, Tayrod Deliği ve Tayrod Somunu: Tij demiri ve somunu yaptığımız kalıpların dışlarında kilit olarak da kullanırız. Bununla birlikte özellikle perde gibi uzun kalıplarda kalıbın açılmaması için belli aralıklarla kalıba koyduğumuz borulardan tij demirini geçiririz. Tij demirinin dışarıda kalan her iki ucuna somun koyup bunları kalıp istenilen kalınlığa ve şaküle getirinceye kadar sıkıştırarak kalıbın sabitlenmesi yapılır. Sökerken de somunlar gevşetilerek tij demirinin çıkarılması sağlanır.     

3
Mimarlık / Çatılar
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 10 Ağustos 2020, 10:29:40 »
             1-Düz Çatılar: Eğim açısı, 5 dereceye kadar olan çatılardır.
             2-Orta Eğimli Çatılar: Eğim açısı 5 derece ile 40 derece arasında olan çatılardır.                                           
             3-Dik Çatılar: Eğim açısı, 40 dereceden fazla olan çatılardır.
  Ahşap çatılar, çatı elemanlarının birbirine geçme, çivi ve blonlarla bağlanmasıyla oluşur. Bu elemanları şöyle sıralayabiliriz:
Çatıyı Oluşturan Elemanlar:

1) Bırakma kirişleri,
                    
2) Yastık kirişleri,
                    
3) Dikmeler,
                        
4) Aşıklar,
                              
5) Göğüslemeler,
                  
6) Payandalar,
                    
7) Yanlamalar,

8) Kuşaklar,

9) Rüzgar kirişleri,

10) Mertekler,


1)Bırakma Kirişleri: Asma çatılarda, makasların açılmaya karşı olan gerilemelerini karşılar. Betonarme bir döşeme üzerine oturmayıp duvar, kiriş, vb. iki mesnet üzerine oturan oturtma çatılardaki kirişlere de aynı isim verilir. Tek ya da çift parça halinde yapılabilir. Kesitleri 8x14, 8x16, 10x16, 14x20cm gibi olur.

2)Yastık Kirişleri: Bırakma kirişleri kanalıyla makaslardan aldığı çatı yükünü, üzerine oturduğu duvar, kiriş ya da döşemeye aktarır. Kesitleri, 5x10, 8x16, 10x16, 14x20 cm gibi olup geniş yüzeyleri üzerine oturtulur. Duvar, kiriş ya da döşemeye, blonlarla veya bağlantı demirleriyle bağlanır. Bizim 5x10 du.

3) Dikmeler: Aşıklardan aldıkları yükü duvar, kiriş ya da döşemeye aktarır. Kesitleri, genellikle 8x8, 10x10, 12x12 cm gibi kare olur. Bizim 10x10 du.

4)Aşıklar: Merteklerin yükünü taşıyan kirişlerdir. Saçak üzerine oturana damlalık aşığı, saçakla mahya arasında olana orta aşık, mahyadakine ise mahya aşığı denir. Aşıklar yüklerini, bulunduğu yere göre duvar, kiriş, döşeme, dikme ya da askılara verir. Kesitleri 10x14, 12x16, 14x18 cm gibi olup, genellikle 200–250 cm aralıklarla yerleştirilir. Bizim 10x10 du.

5)Göğüslemeler: Dikmelerden, aşıkların altına vurulan ve genellikle 45 derece eğimli desteklerdir. Dikmelerin arasındaki açıklığın azaltılması ve ayrıca, çatının boyu yönündeki yatay hareketleri önleme görevi yaparlar. Kesitleri, dikme kesitlerine de uygun olarak 8x8, 8x10, 5x10, 6x12 cm gibi olur.Bizim10x10 du.

6) Payandalar: Asma çatılarda, dikmelerden aldığı yükleri, bırakma kirişindeki düğüm noktalarına ileten, eğimli çubuklardır. Kesitleri,  8x14, 10x18 cm gibi olur.

7)Yanlamalar: Asma çatılarda, aşıklardan dikmeler gelen yükleri, duvarlara ileten çubuklardır. Kesitleri, payandalardaki gibi olur.
8)Kuşaklar: Bir çatı makası üzerinde bulunan dikme, aşık, yanlama ve mertekleri, her iki yüzeyden birbirine bağlayan çubuklardır. Bağlandıkları parçalara kertme ile geçerek, birleşme noktalarını kuvvetlendirirler. Kesitleri 5x10, 5x20 cm gibi olur. Bizim 5x10 du.

9)Rüzgar Kirişleri: Çatı makaslarının, rüzgar etkisiyle devrilmelerini önlemek için, çatının her iki başındaki ilk iki ve son iki makasın arasına, çaprazlamasına çakılan kirişlerdir.  Yalnız merteklerle oluşturulan küçük çatılarda, mertek altlarına çakılan bağlantı kirişleri de aynı görevi yapar. Bu rüzgar bağlantıları bazı durumlarda, gergili demir çubuklarla da sağlanabilmektedir.

10) Mertekler: Aşıklar üzerine otururlar ve örtü altı kaplamasının yükünü taşırlar. Kesitleri 5x8, 5x10, 6x10, 6x12 cm gibi olup, 40-60 cm aralıklarla yerleştirilir. Bizim 5x10 du.

4
İnşaat Mühendisliği / İNŞAAT TERİMLERİ
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 10 Ağustos 2020, 09:11:23 »

1-Aderans: Yapışma, bağlanma.

2-Agrega: Kum, çakıl, kırma taş gibi yapı malzemelerinin adı.

3-Aplikasyon: Projeye göre yapı temelini arazi üzerinde oturacağı alanı belirleme.

4-Asmolen: Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.

5-Asmolen Döşeme: Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türünden imal edilmiş döşeme.

6-Ataşman: Proje  dışı yapılan işlerin belirtilmesi.

7-Beton: Kum, çakıl ya da kırma taş, çimento, su ve gerektiğinde katkı maddeleri kullanılarak elde edilen yapı malzemesi.

8-Brüt beton: Çıplak, düzgün yüzeyli beton.

9-Aks: İki yapı elemanının, ortasından ortasına alınan ölçü, uzaklık.

10-Ankastre: Bir ucu sabit kiriş, gömme.           

11-Birim Ağırlık: Bir malzemenin ağırlığının hacmine bölünmesiyle elde edilen değer.

12-Dilatasyon: Yapılarda deprem, ısı, farklı oturma gibi hareketleri karşılayabilmek için bloklar arası bırakılan aralık.

13-Doz: Bir karışıma girmesi gereken miktar.

14-Dozaj: Ayarlama, düzenleme.

15-Durabilite: Kalıcılık, betonun servis ömrü boyunca fiziksel ve kimyasal etkilere karşı koyması, dayanım.

16-Ekskavatör: Kazma ve yükleme makinası.

17-Etüt: Ön çalışma.

18-Grobeton: Kaba beton, düşük dozlu demirsiz beton.

19-Harç: Kargir duvarlar ile iç ve dış sıvaların yapımında kullanılan ve mineral esaslı bir bağlayıcı, harç kumu, su ve gerektiğinde ilave edilen katkı maddelerinin uygun oranlardaki karışımları ile oluşturulan bir yapı malzemesi.

20-Karot: Zemin, beton, asfalt gibi yapımlardan, özel aygıt (karotiyer) ile alınan silindirik örnek.

21-Konsol: Yalnız bir ucu yapı elemanına gömülü, diğer ucu boşta olan yapı öğesi.

22-Korozyon: Kimyasal aşınma.

23-Kür: Betonun priz süresi ve dayanım kazanması aşamasında su kaybı ve hava etkisinden korunması.

24-Lento: Üzerlerine gelen yükleri taşıyabilmek için kapı, pencere vb. açıklıklarının üst başlarına konan ahşap, çelik ya da betonarme kiriş.

25-Mafsal: Eklem, Birbirine bağlanmış parçaların her yönden dönmesini sağlayan bağlantı öğesi.

26-Mertek: Çatılarda kaplama tahtalarını taşıyan, eğim yönünde tahtalar.

27-Mıcır: 4-32 mm dane çaplı kırma taş.

28-Moloz: Yapım yıkım artığı.

29-Moment: Bir kuvvetin uygulandığı kütleyi bir eksen etrafında döndürme etkisi.

30-Nervür: Diş, damar, kaburga

31-Nervürlü Döşeme: Bir yönde yaklaşık 50 cm aralı seri kirişcikli tek doğrultulu döşeme.

32-Nervürlü çelik: Üzerinde çeşitli biçimde kabartıları olan betonarme çelik.

33-Priz: Beton ve harçlarının katılaşmaya başlama süresi.

34-Puzolan: Tras, kireç ve suyla karışınca sertleşebildiğinden bağlayıcı olarak kullanılan volkanik toprak.

35-Rijit: Sert, katı, eğilmez, bükülmez. Oynak ya da esnek olmayan.

36-Segregasyon: Ayrışma.

37-Slump: Çökme, betonun (kıvamının) ölçülebilen oturması.

38-Tabliye: Döşeme plağı.

39-Vibrasyon: Titreşim.

40-Beton akışkanlaştırıcı: Betonda aynı kıvamın veya işlenebilirliğin daha az su ile elde edilmesini sağlayan beton katkı malzemeleridir. Taze betonda kullanılan su miktarı azaldıkça betonun dayanımı artar. Azalttığı su miktarı ile orantılı olarak normal ve süper olarak ayrılırlar.

5
Mimarlık / ÇOCUK HASTANESİ MİMARİ PROJE SÜRECİ
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 09 Ağustos 2020, 19:34:08 »
Aşama – 1 – Araştırma ve Planlama
Öncelikle müşterini istekleri dinlenir.  Daha sonra arsanın durumunu değerlendirmeye başlıanır.

•   İnşaat alanı, imar durumu, çap, tapu, harita, yol kotu vb. verilerin araştırılması ve temin edilmesi
•   Arazi koşulları, Manzara durumu, iklim şartlarının değerlendirilmesi,
•   Çevredeki mimarilerin incelenmesi,
•   Yollar, kanalizasyon, gaz ve elektrik bağlantıları kontrol edilmesi,
•   Fabrika, üretim tesisi vb. özellikli projelerde uzman görüşlerine başvurulması,
•   Yaklaşık maliyet çalışmalarının yapılması,
•   Tüm bu veriler bir araya getirilerek raporlanması ve üzerinde görüşüp karara bağlanması.

Aşama – 2 – Altlıkların Oluşturulması
Aşama 1 de temin edilen bilgi ve belgelerden harita, plankotevb bazı veriler güncelliğini yitirmiş olabilir. Hatta yanlış bile olabilir. Onun için bazı hayati bilgilerin yeniden ölçüm yapılarak kontrol edilmesi veya yeniden oluşturulması gerekebilir.

•   Arazinin fotoğraflarının ve videosunun çekilmesi,
•   Arazide nokta alımları yapılarak, arazinin haritası çıkartılması,
•   Plan kotesi yeniden oluşturulması,
•   Zemin Etüdlerinin oluşturulması,
•   Gerekirse sondaj yapılması.

Not: Bu kısımda bahsedilen işlemlerinin hepsinin veya bir kısmının yapılmasına gerek olmayabilir. Planların, haritalarının, verilerin doğru ve güncel olması durumunda kurumlardan edinilen bilgiler aynen kullanılabilir.

Aşama – 3 – Ön Proje
İstenilen yapı kullanıcısının, kullanım şartlarını, istekleri, alışkanlıkları, olmazsa olmazları çok önemli. Aşama – 1 ve 2 de edindiğimiz tüm veriler ile sizin isteklerinizin birleştiği ve ilk ürünün çıktığı Ön Projenin çıktığı aşamadır.

•   Yaklaşık bir ölçekle eskizlere başlanır. Çok fazla kriter (Duvar kalınlıkları, tesisat vb.) göz önünde bulundurulmaz.
•   Salon, oda, banyo gibi bölümler oluşturulur. Yaklaşık yerleşimleri belirlenir ve ölçülendirilir.
•   Dış cephenin görünüşleri oluşturulur.
•   Eskizlerin bitmesi ile beraber gerekli raporlamalarla beraber sizlerin görüşüne sunuşlur.
•   Sizin vereceğiniz geri bildirimler ışığında düzeltmeler yapılarak aşama 4’e geçilir.

Aşama – 4 – Kesin Proje
Projemizin çözümlendiği, sonlandığı evre olarak görülebilir. En ince detayına kadar her türlü etkenin hesaplandığı, tasarlandığı ve çizildiği evredir. Bu evrede yapılacak değişiklikler çok büyük çapta olmayacaktır. Sadece ufak revizyonlar şeklinde olacaktır. Kesin proje aşaması tamamlandığında aşağıdaki tüm projeler tamamlanmış olacaktır.

•   Vaziyet planları
•   Kat planları
•   Kesitler
•   Görünüşler/Cepheler
•   Metrajlar (Malzeme Listeleri)

Aşama – 5 – Uygulama Projesi
Peyzaj Projesi, Statik Projesi gibi diğer mühendislik disiplinlerine yaptırılan projelerin, yaptığımız mimari proje ile birleştiği aşamadır. Oluşan uyumsuzlukların tespit edilerek düzeltildiği aşama bu aşamadır.

Aşama – 6 – İmalat Detayları
İstenen binanın inşa edilebilmesi için gerekli tüm planların oluşturulduğu aşamadır. Binada kullanılan tüm detayların çizimi yapılır. Merdiven detayı, doğrama detayları, asma tavan detayları vb. yapıda kullanılan tüm detayların planlarını kapsar.
6
Mimarlık / ÇOCUK HASTANESİNDE TAŞIYICI SİSTEMİ
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 09 Ağustos 2020, 19:33:04 »
Çocuk hastaneleri büyük ve geniş bir alanda kurulur fakat çok birime sahip olduğu için büyük açıklıklara ihtiyaç duymaz bu yüzden çocuk hastanelerinde betonarme taşıyıcı sistemi kullanılmalıdır .Bir betonarme taşıyıcı sistemin düzenlenmesinde dikkat edilmesi gerekennoktalar şu şekilde sıralanabilir;
1-Her iki doğrultuda yatay yükleri karşılayacak çerçeveler meydana getirilmesi, yatay yüklerin güvenli biçimde taşınabilmesi için gereklidir. Taşıyıcı sistemin, yükleri en kısa yoldan zemine aktaracak şekilde düzenlenmesi, böylece örneğin burulma gibi bazı ek etkilerin meydana gelmemesi için çaba harcanmalıdır.
2-Düşey taşıyıcı olan kolon ve perdelerle temellerine gerekli önemin verilmesi, özellikle temellerin zemin durumu göz önüne alınarak belirlenmesi, kolonların zemine kadar kesintisiz devam etmesi önemlidir. Yapılarda kütlesi büyük olan katların zemine yakın düzenlenmesi toplam taban kesme kuvvetini azaltacağı gibi, deprem sırasında meydana gelecek olan atalet kuvvetlerinin yapıyı daha az zorlaması da sağlanır. Deprem etkisi en fazla alt katlarda ortaya çıkacağı için, buradaki kolonların yapım ve düzenlenmesine önem verilmeli, görünüş ve kullanım gerekleri ile ani rijitlik değişikliklerine gidilmemelidir.
3-Depremde en çok zorlanan yerlerden birisi kiriş-kolon birleşim bölgeleridir.Buralarda donatının yerleştirilmesine, kenetlenmenin sağlanmasına ve kolon etriyelerinin devam ettirilmesine özen gösterilmelidir.
4-Betonun yeterince sünekliğe sahip olabilmesi ve öngörülen dayanımda olması gerekir. Depremin alışılmışın üzerinde bir yükleme doğuracağı ve yapılan kusurların meydana çıkacağı unutulmamalıdır.
5-Taşıyıcı sistemde rijitliğin ve bununla uyumlu taşıma kapasitesinin düzgün bir şekilde dağıtılmasının , deprem nedeni ile ortaya çıkan hasarların bazı bölgelerdeyoğunlaşmadan tüm yapıda dağılmasını sağlayacağı gözden kaçırılmamalıdır .
6-Kolon ve perde kesitlerinin, taşıyıcı sistemin iki doğrultudaki rijitliğini birbirine yakınlaştıracak şekilde belirlenmesi, her iki doğrultudaki deprem zorlanmasının uyuşumlu olarak taşınmasını sağlar.
 
7-Taşıyıcı sistemin planda simetrik olarak düzenlenmesi depremden ortaya çıkacak etkilerin gereksiz yere artmasını önler. Perdelerin, planda dış kenarlara yakın yerleştirilmesi, yapının tüm plan kesitinin burulma rijitliğini artırarak, depremden doğacak kesit etkilerinin daha düşük düzeyde kalmasını sağlar.
8-Kolon ve kirişlerdeki birleşim noktalarına yakın bölgeler (sarılma bölgeleri) deprem etkisi altında fazla zorlanacağı için, etriyelerin sıkılaştırılması ile betonda sarılmadan dolayı dayanım ve güç tükenmesi şekil değiştirmesinin (sünekliğin) artması sağlanabilir. Böylece deprem etkilerinin neden olacağı hasar daha düşük bir düzeye indirilebilir.

9-Temel bağ kirişlerinin, temelleri bağlayıp birbirlerine göre yerdeğiştirmelerini önleyecek şekilde düzenlenmesi ve donatılarının kenetlenmesinin temel bloğu içinde yapılması gerekir.

10-Kirişsiz döşemeli yapılarda, döşeme ve kolonların oluşturduğu çerçeveler yatay yüklere karşı çoğunlukla yeterli rijitlik sağlayamadıkları için, deprem perdeleri ile yapının rijitleştirilmesi uygundur.

7
Mimarlık / ÇOCUK HASTANESİNDE YER ALAN FONKSİYONLAR
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 09 Ağustos 2020, 19:31:57 »
• Ameliyathaneler
• Hemşire istasyonları/Hemşire ihzarat/Ameliyat malzemesi sevki
• Asepsi bölümleri
• Sterilizasyon bölümleri
• Yoğun bakım bölümleri
• Hasta odaları (Bulaşıcı Hastalıklar/İntaniye, Kadın, Doğum, Çocuk Servisleri)
• Poliklinikler
• Acil servis
• Radyoloji teşhis tanı birimleri
• Poliklinikler
• Mutfak
• Çamaşırhane
• Yardımcı birimler ( Morg, otopsi, gasilhane, depo, çöp soğuk odaları gibi)
• Teknik servis bölümleri
• FONKSİYONLARIN MİMARİ PLANLAMASI
Ameliyathaneler :
Ameliyathanenin mimari yerleşimi; hastanenin yoğun insan sirkülasyonundan uzak, dışarıdan gelebilecek gürültü ve dış atmosfere açık olası duvar çatlaklarının olumsuz etkilerinden korunaklı, hasta ve steril malzeme sevkiyatı ile kirli malzemenin uzaklaştırılmasında steril hava akış yönüne uygun, ısı kaybı ve ısı kazancı yüklerinin en verimli şekilde karşılanmasını sağlayabilecek gerekli mekanik sistemlerin kurulmasına imkan veren bir konumda mimari yerleşiminin sağlanmasına dikkat edilmesi en başta gelen mimari prensiptir. Ameliyathanelerin bulunduğu bölüm, yapının üst katında ise çatı katında uygun bir tesisat mahalli düzenlenerek giriş havasının üsten dağıtım yapılacak şekilde besleme havası şaftlarının tasarlanması, eğer, ameliyathaneler ara katlarda ise; asma tavan yüksekliği, tesisat müellifince kanal ve diğer tesisat donanımlarının yerleşimi göz önünde tutularak belirlenir. Ameliyathaneler ve yardımcı bölümlerinde mimari tasarımı yönlendiren etken; personel, hasta ve eşya/cihaz sirkülasyonunda, kirliden çok temize veya çok temizden kirliye hareket yönünde kademeli geçiş prensibinin gözetilmesi ile mekanik tesisat donanımının yerleştirilmesi ve bakım onarım işlemlerinin kolayca yapılmasına imkan vermesinin sağlanmasıdır.
• Her ameliyathaneye ait bağımsız steril malzeme hazırlık bölümü olmalı.
• Operasyon veya benzeri işlemler sonrası atıkların atılması için kirli koridor düzenlenmesi uygun olur ve her ameliyathaneden kirli koridora açılan sızdırmaz bir pencere olmalıdır.
• Ameliyathaneler yapının aynı bölümünde yer alıyorsa kirli koridoru ortak kullanacak şekilde yerleştirilmeli. Kirli koridor diğer bölümlerden yapı elemanlarıyla ayrılmış olmalıdır.
Açıklanması gereken bir husus; aslında kirli koridorlar ameliyathanelerde yan mahaller olarak çok fonksiyonel ve zorunlu olmalarına rağmen başka amaçla, örneğin bilgisizlikten dolayı depo, temizlik malzeme yeri, v.b gibi kullanılmaları durumunda faydadan daha çok zararlı bir bölüm olmaktadırlar ki; bu yüzden hastane idarelerinin işletme aşamasında ve öncesinde mimari tasarıma vakıf olmaları gerekmektedir.
Ameliyathanelerde tabandan asma tavan altına net yüksekliğin en az 3 m olması gereklidir. Mimari olarak imkan bulunması halinde tabandan tavana min. 3.50 m Kirişli yapılarda: kiriş altından min. 3.50 mt. yapılması elverişli ortam ve çalışma koşulları için tercih sebebidir. Konfor şartları ile operasyon türüne göre tıbbi olarak istenilen iç ortam sıcaklık derecesinin sağlanması için yaz mevsiminde düşük sıcaklıkta üflenen soğuk havanın, operasyon ekibi ve hasta üzerindeki olumsuz tesirlerinin önlenmesi açısından üfleme yüksekliği önem kazanmaktadır. Kısa mesafeden üflenen soğuk havanın öncelikle ayakta duran operasyon ekibi için rahatsızlık hissi yarattığı gibi kalıcı sağlık sorunlarına da sebep olması olasılığı göz önüne alınmalıdır Diğer yandan asma tavan içine yerleştirilmesi gereken cihaz ve donanımlarında boyutları dikkate alındığında bir ameliyathanenin tabandan tavana yüksekliğinin 3,5–4,2 m arasında olabileceği bilinmelidir. Yardımcı yan hacimlerde bu yüksekliğin 3 m’den aşağı olmaması gerekir.Ameliyathane ve yardımcı yan hacimlerin duvarları; düz ve pürüzsüz, girinti, çıkıntı ve keskin köşesiz yapılır. Her türlü kolon ve duvar birleşimlerinde keskin köşeler mutlaka inşai metotlarla yuvarlak hale getirilir. Tüm duvarlar ve dekorasyon malzemesi antibakteriyel türde olmalıdır.Duvar malzemelerinin toz ve kimyasal buhar çıkaran cinsten ve yüzeylerinin gözenekli olmaması, parçalı malzemeler şeklindeysebüyükparçalar halinde ve temizlenebilir antibakteriyel özellikte olması gerekir.Tavanlarda yine duvarlarda olduğu gibi kir ve toz tutmaz, kimyasal buhar çıkarmayan antibakteriyel tip malzeme özelliğinde olmalıdır. Asma tavan montajlarının sızdırmaz olması gerekir.Ameliyathane ve bağlı yan hacimlerinin kapı tipi, ölçüsü ve malzemelerinin seçimi, tasarım kuralları kadar önem taşımasına rağmen, her ne sebeple olduğu bilinmeksizin uygulamada çok dikkate alınmamakta ve ihmal edilmektedir. Farklı basınç bölgesi uygulamasında, steril bölümlerin temizlik sınıflarına göre birbirlerine karşı korunmaları, aralarında basınç farkı oluşturarak sağlandığından bahsedilmişti. Aseptik bir ameliyat salonu ile kapısının açıldığı koridor arasında 15 Pa basınç farkı olması istendiğinde, bu basınç farkı salon içerisinde tutulan havanın, kapının kapalı durumunda, kapanma aralıklarından sızan havanın kapının iç ve dış tarafında oluşturduğu akma basıncı anlamına gelmektedir. Oluşan bu basınç sayesinde ameliyat salonundan koridora hava akışı sağlanarak koridor havasının salon içerisine girmesi önlenir. Bu nedenle, kapı seçimlerinde tercihin, mimar veya yatırımcının kişisel zevk ve estetik değerlendirmelerine göre değil mekanik mühendisi ile hijyenistlerin bilgisi dahilinde yapılması ve kapıların montajlı durumunda kapanma boşluklarınınmekanik mühendisince bilinerek bölümler arasında arzu edilen hava akış yönüne göre tasarım basıncının sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmesi gerekir. Kullanılan kapı çeşitleri olarak, sürgülü, çarpma, tek kanatlı kapı tipleri kullanılır. Kapı seçiminde önemli husus, yukarıda da bahsedildiği gibi ameliyathanenin istenilen basınç durumunu sağlaması ile malzeme seçimi bölümünde bahsedilen özelliklere sahip olmasıdır. Son zamanlarda otomatik sürgülü kapıların kullanımı yaygınlaşmış bulunmaktadır. Kapıların tamotomatik olması, gereksiz uyarılar sonucunda kapıların sık sık açılmasına sebep olmaktadır.
 
Otomatik kapılar; kapı önündeki her hareketi algılayıp açması gibi olumsuz durumlar yaratması nedeniyle, ameliyathanelere gereksiz giriş çıkışların önlenememesi durumunda, kapıların kendinden hareketli algılamalı yerine, yine otomatik, el değmeden diz, el, dirsek veya yetkili personel algılamaya dayanan düzeneklere göre açılıp kapanması daha uygun olmaktadır.
Hemşire İhzarat / Ameliyat Aletleri Hazırlık ve Sevk Bölümü :
Bu bölüm, yapılması düşünülen veya devam eden cerrahi opersayon için gerekli alet, malzeme ve cihazların ameliyathaneye sevk edilmek üzere hazır bulundurulduğu bölümdür. Girişi steril malzeme deposu tarafından temiz ortamdan verilir. Ameliyathaneye bağlantısı bir servis penceresi ile sağlanır. Temizlik sınıfı açısından ameliyathane ile aynı sınıfta kabul edilir. Hava akış yönü bu bölümden ameliyathane istikametine tasarlanır.
Sterilizasyon Bölümü :
Merkezi olabildiği gibi lokal hizmet amaçlı ameliyathane bölümüne de ait olabilir. Mimari yerleşimi ve tasarımında kirli ortamdan temiz ortama geçiş şartları dikkate alınır. Ameliyathaneden gelen kirli malzeme, cihaz ve aletlerin yıkanıp temizlenerek sterilizasyon ve dezenfeksiyonlarının yapıldığı, kirli ayırma ve yıkama bölümü ile steril malzeme deposu veya hemşire ihzarat bölümü arasında tasarlanması gereken temiz bölümdür. Kirli malzeme yıkama bölümünden alınarak, steril hale getirildikten sonra doğrudan steril malzeme deposu veya hemşire ihzarat bölümüne sevk edilir. Sterilizasyon bölümü yerleşimi: Kirli-kirli ayırma, yıkama - sterilizasyon-steril malzeme deposu - steril malzeme hazırlık sırası izlenerek düzenlenmelidir.
Asepsi Bölümleri :
Ameliyathane giriş koridorunun başlangıç noktasında, yarı steril hacme açılan, personelin normal gündelik giysileriyle gelip, soyunma, giyinme ve duş yaptığı, , steril giysilerini giydiği veya çıkışta steril giysilerini çıkarıp gündelik giysilerini giydiği normal veya yarı steril şartlara sahip bölümlerdir. Mimari yerleşimi, ameliyathane koridoruna giriş ve çıkışın, önce yarı steril koridora, sonra ameliyathane koridoruna açılacak şekilde tasarlanmalıdır.
Hasta Odaları :
Hasta odalarının, doğrudan ve yeterli gün ışığı ile aydınlanabilecek konumda, taban ve duvarlarının düzgün ve kolay temizlenebilecek nitelikte ve dezenfeksiyona elverişli olmaları şarttır. İntaniye servisine ait gerek hasta odaları, gerekse poliklinik servis mimari yerleşimleri diğer servislerden yapı elemanları ile mutlaka ayrılmalıdır. Yazının ileri aşamalarında detayları belirtileceği üzere bu bölümün bulaşık ve çamaşırhaneleri ayrı olarak kendi bölümlerinde tasarlanmalıdır.
Alan ölçüsü  :
- Tek yataklı hasta odaları en az 9 m2,
 - İki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az 7 m2.
- Çocuk hastalar için ayırılmış olan odalar, hasta başına en az 6 m2
- Çocuğu ile yatan lohusalar için tek yataklı odalar en az 12 m2 ve iki yataklı odalar, yatak başına en az 10 m2.
- Yoğun bakım üniteleri, yoğun bakım yatağı başına en az 12 m2.
- Yenidoğan yoğun bakım üniteleri, yoğun bakım yatağı başına en az 6 m2.
- Gözlem odasında gözlem yatağı başına en az 6 m2.
Yoğun Bakım :
Ameliyathane bölümüne yakın ama bağımsız bir bölüm olmalı, mümkün olduğunca genel sirkülasyon bölümlerinden ayrı tutulmasına dikkat edilmelidir. Steril hacim koşullarında Ia klasında değerlendirilmeli.
Poliklinikler :
Sirkülasyonun en yoğun olduğu birimler olması nedeniyle, özellikle ameliyathane, yoğun bakım bölümleri ile kesin bir şekilde yapı elemanlarıyla ayrılması gerekir.
 
Acil Servis :
Acil servis hizmet üniteleri bağımsız veya diğer hastane birimleriyle ortak tasarlanabilir. Diğer polikliniklerle ortak radyoloji, teşhis tanı ünitelerini kullanmaları halinde mimari yerleşiminin kolay ulaşılır olması. Acil servis kompartımanı içinde bağımsız operasyon salonunun olması halinde yarı ve tam steril koridor, asepsi mahallerinin steril koşullara uygun olarak tasarlanması gerekir. Acil servislerde, yara dikişi, pansuman ve alçıya alma amaçlı küçük müdahale salonları ayrılır.

Bahsedilen tüm detay bilgilerden de anlaşılacağı üzere hastanelerin projelendirilmesinde, diğer yapılardan farklı olarak; kullanım amacı dışında, doğrudan insan ve toplum sağlığını ilgilendirmesini gösterebiliriz. Hastane türü yapılarda özellikle mimar-mekanik mühendisinin kurulması düşünülen mekanik sistemlerin tasarıma uygunluğunun yanı sıra yapı elemanları seçimlerinin ortaklaşa yapılması ve gerktiğinde üreticilerinde tasarım sürecinde katkılarının sağlanması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, mekanik mühendisinin özellikle yönlendirici tavrına ihtiyaç duyulmaktadır. Sorunun doğru çözümü için, yapının her sürecinde eşgüdümlü olarak: Projenin fikir aşamasından itibaren konunun önem ve hassasiyeti hakkında; mekanik mühendisince, mimar başta olmak üzere ilgili tüm disiplinlerle işletme yönetiminin bilgilendirilmesi, yapım aşamasında diğer cihaz ve donanımların yerleştirme usullerine müdahale edilerek yönlendirici olunması gerekmektedir. Ülkemizde hastane enfeksiyonuna bağlı vakaların sıklığı ve boyutu kamuoyunca bilinmekte ve bu vakaların sebep sonuç ilişkileri büyük önem taşımaktadır. Tesisat mühendisliği olarak paydaş disiplinlerle ortaklaşa konuyla ilgili tüm detayları atlamaksızın yerine getirmemiz gerektiği gibi meslek disiplini dışında gözüktüğü sanılan bazı konulara da doğrudan taraf olmanın görevimiz olduğu bilinmelidir. Konunun hassasiyeti, tasarım ve uygulama uzmanlığı yanında, en az o kadar da yüksek düzeyde işletme kültürü gerektirmektedir. Özellikle hijyenistlerin klasik görev anlayışının ötesinde daha fazla bilgi sahibi olmaları ile hastane yönetimlerinin klasik kadro anlayışından çoklu uzmanlık anlayışına geçmeleri telafisi mümkün olmayan sonuçları önlemede faydalı olacaktır.
8
Mimarlık / ÇOCUK HASTANESİ GENEL VE ÖN BİLGİ
« Son İleti Gönderen: MnadirTATLI 09 Ağustos 2020, 19:30:59 »
Hastaneler kullanım amacı doğrultusunda ayakta ve yataklı her türlü muayene, tahlil, tetkik, tıbbi müdahale, ameliyat, tıbbi bakım, tıbbi araştırma ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı yapılardır. Bu tür yapıların projelendirilmesinde öncelikle hastanenin fonksiyonunun iyi belirlenmesi gerekir. Rutin tedavi hizmetlerinin yapıldığı genel amaçlı veya ihtisas niteliğinde “dal hastaneleri” veya her türlü araştırma ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı “araştırma ve eğitim hastaneleri” olabilir. Hastanelerin her bölümünde hijyen asgari şartlarda, ameliyathane ve bağlı bölümleri, yoğun bakım, sterilizasyon, malzeme sevk ve benzeri gibi yoğun derecede steril hassasiyet gerektiren bölümlerinde, her bölümün koşullarına göre sterilizasyon şartlarını sağlamak zorunludur. Steril alan oluşturulmasında çeşitli meslek grupları bilinçli veya farkında olmaksızın olayın çok önemli safhalarında yer almakta, ancak; sorunların çözümü yalnızca mekanik sistemle, işletme şartlarında aranmaktadır. Halbuki, bir steril bölümün tasarlanarak kurulması kadar, steril koşulların korunmasının da bir o kadar hayati derecede önemli olduğunun paydaş tüm meslek gruplarınca bilinmesi gerekmektedir. Öncelikle, hastanenin fonksiyonuna uygun olarak hizmet vermesi için; tüm meslek gruplarının yapının fikir aşamasından itibaren teşkil edilerek, ana fonksiyon ve hizmet detaylarına ilişkin proje tasarım esasları belirlenir. Başta, yatırımcı ne istediğini çok iyi tarif etmek ve bilmek zorundadır.
Ülkemizde uygulaması adet olmuş inşai aşama esnasında mimari yerleşimin sıklıkla değiştirilmesi mantığı ile hareket edildiğinde mutlaka bazı konuları inşai aşama süresinde veya sonrasında düzeltmek mümkün olamamaktadır. Örneğin, ofis kullanım amaçlı ticari fonksiyonlu bir binada inşai aşama sürecinde mekanların mimari yerleşim ve boyutları hizmet ve ticari kaygılara göre arzu edildiği şekilde değiştirilebilir. Ancak; söz konusu yapı hastane olduğunda, mekanların birbirleriyle fiziki bağlantıları, birbirlerine göre hijyen ve steril koşulları, temizlik sınıfları, kişi ve malzeme sirkülasyonları ile fiziki boyutlarını değiştirmenin ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğinin unutulmaması gerekir. Bu nedenle, sıklıkla vurgulandığı gibi fikir aşamasından başlayarak yatırımcının, konusunda uzman ve deneyimli mimar, mekanik, inşaat, elektrik, elektronik mühendisleri ile kurulması düşünülen sistemlerle ilgili mühendis ve uzmanlar başta olmak üzere hijyenistler ile uzman sağlık personelinden kurulu çalışma grubunu oluşturması zorunludur.


Ülkemizde, hastaneler ve steril ortamlar konusunda çevirisi yapılarak yayınlanmış bulunan TS ISO 14644–1/2/4/5/7 Standartı ile 2002 Tarihinde yayınlanarak günümüze kadar çeşitli değişiklikleri kapsayan Sağlık Bakanlığı “Özel Hastaneler Yönetmeliği bulunmaktadır. Ancak, özellikle mekanik proje tasarımında daha çok uluslararası düzenlemelere itibar edilmektedir. Bunların arasında; US 209E, DIN1946/4, ve birleştirilmiş Avrupa standartı olan
ISO 14644 standartlarını sayabiliriz. Ülkemizde hastane tesisatı mekanik proje tasarımında en çok DIN 1946–4 Standardı’nın kullanılması alışkanlık halini almış ve kabul görmektedir.
 
Ana başlangıç ilkeleri olarak: Öncelikle hastanelerin tasarım ve işletme süreçlerinde, herhangi bir yapı değil kendini yenileyen ve hızlı değişim gösteren mikroorganizma niteliğinde yaşayan bir yapı olduğunun kabul edilmesi. Hava, insan ve eşyaların, içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye taşıyıcı rollerinde toplum sağlığı açısından hastanenin yeri ve öneminin bilinmesi, hususları sayılabilir. Bu nedenle kişi, toplum, tedavi, operasyon güvenliği ve başarılı operasyon sonucunu gözeten hastane projelendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken ana prensipler olarak:
• Hastanenin fonksiyon olarak: İhtisas veya çok amaçlı (göz, kalp-damar veya tipik Eğitim ve Araştırma veya Devlet Hastanesi) hizmet sınıfının bilinmesi.
• Hizmet sınıfı ve ihtiyaç programına göre mimari yerleşiminin tasarlanması.
• Hastanelerde kesintisiz hizmetin verildiği, mikroorganizma üretimi ve yayılımına açık yapılar olması sebebiyle mimari yerleşimde bölümlerin temizlik sınıfları dikkate alınmalı. Hastanenin planlanması esnasında binayı çeşitli risk bölgelerine ayırarak her bölgede kendi risk oranına göre özel tedbirler geliştirilmelidir. Yüksek riskli bölgelerde alınacak tedbirlerin belirlenmesinden sonra kontaminizasyon (bulaşma) risklerine karşı periyodik kontrol mekanizması kurulmalıdır. Bu tedbirlerin arasında özellikle hasta, personel ve malzeme trafiğinin kontrol altında tutulması gelmektedir. Yüksek riskli bölgelere giriş ve çıkışlar mutlaka kontrol edilmelidir.

9
Bu konu hakkında detaylı bilgilendirme alabilir miyim ?
BETON BAKIMI:
Betonun bakımı bir başka deyişle betonun kürü, beton yerleştirildikten sonra veya beton ürünlerinin imalatından sonra oluşabilecek su kaybını engellemek ve hidratasyon reaksiyonlarının uygun şekilde ve zamanda gerçekleşmesini sağlamaktır. Çimento hidratasyonu günlerce, haftalarca hatta aylarca sürer. Hidratasyon reaksiyonunun devamı için yeterli miktarda su ve sıcaklık gerekmektedir. Bu koşullar sağlanamadığı takdirde betondan beklenen dayanım ve dayanıklılık (durabilite) elde edilemez.

1)SU İLE KÜR YAPILMASI:
Sürekli olarak beton yüzeyinin ıslak kalması sağlanmalıdır Uygun kür süresi yaklaşık 7 gündür. Kış aylarında bu süre uzatılmalıdır. Su püskürtülerek beton yüzeyinin ıslatılması çok iyi bir kür metodudur

2)KİMYASAL MADDELER İLE KÜR YAPILMASI:
Beyaz veya alüminyum renginde olan kimyasal maddeler beton yüzeyinde ince bir polimer tabakası oluşturur. Sıvı maddenin içindeki su zamanla buharlaşır ve bileşikteki kimyasal madde beton yüzeyinde zarsı bir tabaka oluşturur. Bu tabaka buharlaşmayı çok düşük seviyelere indirdiği gibi, özellikle sıcak mevsimlerde, beton yol gibi uygulamalarda güneş ışınlarının beton yüzeyinde kırılmasını ve yansımasını da sağlar.

3)BETON YÜZEYİNİN ÖRTÜ İLE KAPLANARAK KÜR YAPILMASI:
Polietilen örtüler düşey elemanlarda kalıplar söküldükten sonra en geç yarım saat içerisinde ve döşemelerde beton yeteri sertliği kazanır kazanmaz uygulanmalıdır. Uygulamaya beton yüzeyi kurumadan önce başlanmalıdır. Bu tarz bir kürde polietilen örtüler yerleştirilmeden önce betondaki suyun terleyip buharlaşmasını beklemeye gerek yoktur. Kür uygulaması beton yerleştirildiğinde başlanabilir.
10
Bu konu hakkında detaylı bilgilendirme alabilir miyim ? teşekkürler

Kazı Öncesi Hazırlık
Kazı işlemlerine başlamadan önce, alan içerisinde bulunan su, doğalgaz, telekom hatlarına zarar verilmemesi ve gerekli önlemlerin alınması için ilgili kurumlardan hatların planlarının alınması gerekir. Harita mühendisleri, vaziyet planını inceleyerek planda belirtilen köşe noktaları tespit edip sahada belirler. Bu köşe noktaları sahada işaretlenerek temel kazı sınırları belirtilir.
Kazı İşlemleri
Kazı yapacağımız alan eğimli ise öncelikle tesviye kazısı yapılır. Eğimli arazilerde kademeli bir şekilde ve farklı kotlarda yapılan tesviye kazılarına terasman denir. Güvenlik açısından temel kazıları, temel sınırlarından 1’er metre geniş yapılır. Kazı yapılırken dış etkenlerden dolayı toprağın göçmemesi için kazı eğimli yapılır. Derin kazılar yapılacaksa, toprağın kaymaması için eğim yeterli olmayabilir. Böyle durumlarda istinat duvarı dediğimiz, toprağın kaymasını engelleyen duvarlar yapılır.
Projenin yapılacağı temelin etütlerde belirtilen hesaplara uygunluğunu kontrol etmek için muayene çukurları açılır. Kazı öncesinde mühendisler zemin etüt raporlarında belirtilen hesaplar ile zemini incelerler. Temel kazısına başlamadan önce birkaç alanın seçilip muayene çukuru açılmasında fayda vardır. Bu açılan çukurlar zeminin altında su varsa ya da raporda belirtilmeyen başka bir zemin türü varsa fark etmemizi sağlar. Açılan bu muayene çukurlarında raporda belirtilen zeminden daha kötü bir zemine ulaşıldıysa iyileştirme çalışmaları yapılması gerekir. Bulunan zeminle ilgili yeterli bilgimiz yoksa ve yapıyı taşıyacağından emin değilsek etüt firmalarından yeni bir rapor hazırlanması istenebilir. Zeminin uygun olmadığına dair bir sonuç çıkarsa, zemin özelliklerine göre farklı bir temel sistemiyle proje yapılandırılır. Muayene çukurunun açılıp tekrar doldurulması mevcut zemini gevşetecektir. Bu sebeple çukurlar temel sınırlarının dışında fakat temel sınırına olabildiğince yakın bölgede açılmalıdır.
 
Kazı esnasında su ile karşılaşılırsa, temel kotuna inildikten sonra kanal açılır. Kanalın etrafına mıcır yerleştirildikten sonra drenaj borusu yerleştirilir. Drenaj, herhangi bir yerdeki suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılmasına verilen genel addır. Bu yöntemle çıkan su, bölgeden tahliye edilir.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10